Köşe yazısı
OKULLAR AÇILIRKEN
Bir kısım okullar 7.Eylül. Pazartesi açıldı. Okulların tamamı 14. Eylül Pazartesi açılacak. Bu sütunlarda okulların açılış ve kapanış tarihlerinde konu olarak okulların açılışı seçilmektedir. Çoğu zaman da 2X2=4 ettiğini ihtiyacı oldukça ilerleyen yıllarda çocukların bunu her hâlükârda öğrenebileceğini, önemli olanın çocuklara eğitim verilmesi olduğunu yazarız. Son yılların popüler okulu İstanbul Kabataş Erkek Lisesi benim de öğrencisi olmaktan gurur duyduğum okulumdur. Bu okulda bundan 55-56 yıl önce fizik deri öğretmenimiz (Rahmetle anıyorum.) Vahit Başar, fizik dersinde iyi bir insan olmanın koşulları başlıklı 25 madde yazmış ve bize ezberletmişti. Çünkü Vahit Hoca da fizikteki formülleri ihtiyacı olanın, ihtiyacı olduğunda öğrenebileceğini, önemli olanın iyi bir insan olmak olduğunu vurgulardı. Özellikle dejenerasyonun, yozlaşmanın bu denli arttığını yaşadığımız bu günlerde iyi bir insan olmanın önemi daha da artmıştır.
Bilgisayarın başına bu yazıyı yazmak için oturduğumda bu hafta gündemin tepesini oluşturan Gökçeklerin ifade vermesi ve ilerde Onlarla ilgili verilmesi olası takipsizlik kararını mı, ülkede başbakanlık yapmış bir kişinin ne denli, zorlama yorumlarla adliyeye ifadeye çağrılmasını mı yazayım diye düşünüyordum. Bu arada insanlıkla uzaktan yakından bağdaştıramadığım, insanların akıllarına durgunluk verecek olan Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçimi ile karşılaştık. Bu konulara girmek istemiyorum. Çünkü konumuz okulların açılması ve öğrencilerin eğitilmesidir.
Okullarda kesinlikle iyi bir insan olmanın özelliklerini anlatılacak ortam yaratılmalıdır. Ancak bu ahlâk dersini camide toplanan paraları zimmetine geçiren, buna göz yummayan müezzine cami avlusunda saldıran imamlarla değil, liyakat sahibi, dürüst, samimi insanlarla yapmak gerekir. Bu dersi veren insanın sesi ile yaşam tarzı orantılı olmalıdır.
Gerek 3 çeyrek asırlık yaşam süremde, gerekse okuduğum bunca kitap ve gazetede ve hatta gezdiğim bunca ülkede bugünlerde yaşadığımız kadar ahlaksızlık, yüzsüzlük, utanmazlık, arsızlık, pişkinlik ve dejenerasyon görmedim. Dini inancı olmayan Japonların ahlakının yüzde birine sahip olsak öpüp başımın üstüne koyacağım. Son yıllarda tahayyül edemeyeceğim kadar utanmazlıkları görmek gerçekten beni üzüyor. İşin kötüsü düzelmek yerine gittikçe de akıllara durgunluk verecek boyutlarda artış gösteriyor. Okulların açıldığı bu günlerde bu duruma önem verilmelidir. Okulların açıldığı bu günlerde 270 suç kaydı bulunan (Ki bu suç kayıtları içinde hırsızlıktan, Dolandırıcılığa, sahtecilik ten vs. ye yüz kızartıcı suçlar olan) ve evinde canlı yayın yaparken yakalanan bir kadın düşünün. (Maalesef böyle bir kadın vardır ve şu anda tutuklanmıştır.) Bu kadının yakalanmasına üzülen canlı yayın izleyicilerinin azalması için okullarda ahlâk dersinin mutlaka verilmesi gerekmektedir.




