YENİ YILA YENİ UMUTLA
Ülkemizin ekonomisini yöneten Sayın Mehmet Şimşek’in televizyon ekranlarında sıkça dile getirdiği bir söylemle başlamak istiyorum. ‘’2025 yılı 2024 ten, 2026 yılı da 2025 yılından daha iyi olacak!’’ aslında 2024 ve 2025 yıllarını yaşadık. Sizce oldu mu? Ben fikrimi söyleyeyim kesinlikle hayır. Her gelen yıl bir önceki yılı aratır olmuştur. Çıkın sokağa sorun 100 kişiden 75 kişisi benimle aynı cevabı verecektir. Sayın Şimşek’e hak veren 25 kişi çıkarsa onlar da inandıkları için değil, gönülleri öyle istediği için hak verirler.
Peki ama bu işin sonu ne olacak?
Kesinlikle bir şeylerin değişmesi gerekmektedir. Bu bir iktidar değişikliği olabileceği gibi, şu an iktidarı elinde bulunduranların kişisel değişiklikleri de olabilir. Ülkeyi yöneten kişi birçok şeyden habersizdir. Olup bitenlerin olumsuzlukları yansıtılmamaktadır. Her şeyin olumsuz yanı gizlenmekte, ülke tertemiz, pırıl pırıl gösterilmeye çalışılmaktadır. Basından takip ettiğimiz kadarı ile Hatay’a gidecek Cumhurbaşkanı görmesin diye Hatay’daki kırık dökük sokakların etrafı kapatılmaya çalışılmaktadır. Hatay turundan sonra bu manzarayı gören cumhurbaşkanının Hatay’da her şeyin çok güzel olduğunu söylemesi kadar doğal bir durum olamaz. Hastanelerdeki durum da, yollardaki durum da, uyuşturucu batağındaki durum da aynı şekilde kamufle edilmeye çalışılmaktadır. Ülke istihbaratının, ülke emniyetinin içine sızmış gibi güvenle daha sansasyonel kişilerin uyuşturucudan gözaltına alınacağından bahsedenler, yine kendi içlerinde koruma ve kayırmalar nedeniyle ifşa edilmediklerini dile getirmekten korkmamakta, utanmamaktadır. Hemen her yazımda üstüne basa basa haykırdığım Anayasamızın 10. Maddesi (Herkesin eşitliği ile ilgili madde) uygulanmadığı müddetçe yeni yıla umutla girmemiz mümkün olmayacaktır. Olamayacaktır.
Yeni yıla yeni umutlarla girebilmek için çok köklü, çok radikal kararlar alınmalıdır. Bu düşünceme destek verenlerin olması beni gerçekten umutlandırmaktadır. Geçenlerde bir yemekte Sayın Prof. Dr. Süheyl Batum da bu fikrime desteğini açıklamış, hatta bir adım daha ileri giderek ve özellikle ülkedeki yargı sisteminin 24 saat içinde düzeleceğini gerekçeleri ile belirtmiştir. Süheyl hoca Anayasa hocasıdır. Ülkenin sayılı Anayasa Profesörlerinden birisidir. Milletvekilliği yapmıştır. Ülke gerçeklerini yakından takip etmektedir. O’nun böyle bir beyanı benim için gerçekten önem taşımaktadır. Hal böyle olunca da ülkenin geleceğinden asla umudu kesmemek, mevcut yönetimle olmasa da bu ülkenin yeni yıla yeni umutlarla girebileceğine olasılık vermek hayal olmayacaktır.
Bizim en büyük şansımız coğrafi konumumuzdur. Ülkemizde dünya standartlarının üstünde maden, su ve verimli toprak kaynaklarımız vardır. Bir zamanlar bütün tarım ürünlerimiz gereksinimlerimizi karşılayabiliyordu. Hatalı yönetimler gelecek yılardaki umutlarımızı yok ettiler. Kullanmayı bildiğimiz takdirde alt yapımız umutlanma hakkımız olduğunu göstermektedir.


