YENİDEN DÜNYA YARATMAK
Geçtiğimiz hafta sonunu Eskişehir’de geçirdik. Bugüne kadar gerek gidenlerden ve gerekse basından Eskişehir ile ilgili çok şeyler duymuş ve dinlemiştik. Biraz abartı gibi geliyordu. Hatta son zamanda Bursa, Eskişehir üzerinden Ankara’ya geçmiş ve Eskişehir’i gördüğümü sanmıştım.
Yanılmışım.
Cuma, cumartesi ve pazar günleri rehber eşliğinde gezdik. Gördüğümüz (2) adet park, Kültür Sarayı, Odun Pazarı Evleri saatlerce anlatmakla bitmeyecek kadar şehrin çehresini değiştirmiştir. Denize kilometrelerce uzakta bulunan bir şehirde oluşturulan plaj ve alabildiğine aleyhe kampanya yapılmasına karşın tüm bu kampanyaları susturabilme yeteneği ancak Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’e ait olsa gerek.
Porsuk Çayı’nın iki yanında oluşturulan güzelliklerle Köprübaşı semtinin güzelleştirilmesi anlatılarak değil, yaşanarak değerlendirilebilir. Eskişehir’de yeni bir şehir yaratılmıştır. Yaratılan bu yeni şehirde TOKİ’nin de katkılarını unutmamak gerekir. Tarihi alanı bozdurmayan belediye başkanının bu eylemine, şehrin etrafında yeni şehirler oluşturan TOKİ destek vermiş ve ülkenin hiçbir şehrinde olmayacak kadar üniversite öğrencisinin evsiz kalmadan rahat bir şekilde okumasına katkıda bulunmuştur.
Yılmaz Hoca, sadece şehrin görüntüsünü değiştirmekle kalmamıştır. Dinlediğim bir hikayeyi anlatmadan geçemeyeceğim. Hocanın şehrin merkezine çok görkemli ve çok şık bir kültür sarayı yerleştirdiğini daha önce belirtmiştim. Burada hem konser salonu, hem tiyatro salonu bulunmaktadır. Bu salonları yapıp, bırakmamıştır. Belediyenin olanakları ile şehrin varoşlarından aklından konser veya tiyatroyu geçirmeyen ( özellikle kadınları) toplayıp, konser veya tiyatroya götürmektedir. Yol ücreti alınmamakta, ancak seyrettikleri veya dinledikleri esere katkılarının olduğunu, bu işin çok da sıradan bir şey olmadığını anlatabilmek için tiyatro veya konseri verenindurumuna göre 3- 4 lira gibi sembolik rakamlar ücret olarak alınmaktadır. Böylece şehir halkının kültürel gelişimine de katkıda bulunulmaktadır. Bunun kültürel kalkınmaya katkısını küçümseyenler olabilir. Ancak yıllar önce üstat Çetin Altan’ın bir yazısında: ‘ Bir ülkede kadınların topuk nasırlarını temizlemeye başlaması kalkınmanın işaretidir. ‘ Cümlesini hatırladığımda farklı düşünenlerin yanıldığını söyleyebilirim.
Bugünlerde İstanbul- Eskişehir hızlı tren yolu inşaatı tüm hızıyla devam etmektedir. Öyle tahmin ediyorum ki, İstanbul’dan Eskişehir’e konser ve tiyatro izlemeye gidenlerimiz olacaktır.
Kısacası: Yılmaz Hoca, Eskişehir’de yeni bir dünya yaratmıştır. üstelik bu eserlerin büyük bir bölümünü bağlı olduğu partinin iktidar olmadığı bir dönemde yapmıştır. Bu da göstermektedir ki, istenildikten sonra muhalefet belediyesi de olsa bazı şeyler yapılabilmektedir.