***•***
•Ayşegül Bilgili’nin ilçemizde açılan kermeslere uğrayarak diyetini bozmamak için tüm yemeklerden tadımlık yediğini,
***•***
•Sonver Yıldırım’ın “ yaptığım yemekleri, kendi ellerimle misafirlerime ikram etmekten mutluluk duyuyorum”dediğini,
***•***
•Recep Beylik’in “ köyümün yeşilliklerinde arkadaşlarımla yürümeyi özledim ” dediğini,
***•***
•Süleyman Şahin’in “sokakta gördüğüm arkadaşlarım ile şakalaşmadan yapamam, onları kızdırdıkca vitamin alıyorum”dediğini,
***•***
•İrfan İnal’ın yaptırdığı yeni kamelya da misafirlerini ağırlamaya başladığını,
***•***
•Eğitim Camiasının sevilen isimlerinden Süleyman Şimşek’in her zamanki gibi gülen yüzünü arkadaşlarından mahrum etmeyip, pozitif enerji dağıtmaya devam ettiğini,
***•***
•Şule Kibar’ın “Anneler gününü senede bir gün kutlamakla anne hakkı ödenmez” sözlü mesajı anlayan bütün hayırlı evlatların kulağını çınlattığını,
***•***
•Kadir Eraslan’ın bu günlerde sık sık Konya ovasını ziyaret etme sırrının bir türlü anlaşılamadığını,
***•***
•Zafer Göç’ün bu günlerde başladığı fotoğraf merakı için gerekli diksiyon kursları aldığını,
***•***
•İstanbul’dan yaylaları gezmeye gelen Turgut Göçtü’nün pazar günü yağmur bile yaylaya gitmesini engelleyemediğini,
***•***
•Mehmet Dizdar’a gönderdiği deniz suyunun yşifalı olması için hocalara okutan Beş Kuruş Tahir’in “Ben işimi sağlam yaparım” dediğini,
***•***
•Didim seyahatini tamamlayan Turgut Coşkun’un, “Hayat oralarda varmış da ben anlayamamışım” dediğini,
***•***
•Av. Hikmet Altuntaş’ın düğünü için Berezilya’dan ekip getirmek için kolları sıvayan Baha Şatıroğlu’nun, “Revü nasıl olaçcakmış millet bir görsün” dediğini,