CHP, YENİ PARTİ VE BEN
Sosyal medyada herkes CHP üyeliğinden yeni partiye geçişi konusunda kendisi ile ilgili olarak hikayelerini yazıyor. Bu durum adeta moda oldu. Şu kadar yıllık üyeliğimi içim kan ağlayarak sonlandırdım. Vs. şeklinde... Ben de bu hikayemi 35. Yılını geride bıraktığım bu köşede dile getirmek istedim. Bilmiyorum merak eden olur mu? Benim de bir siyasi geçmişim olmuştur. Gelelim detaylarına:
Üniversiteye başladığım 1973 yılında sempatizan olarak toplantılarına katılmaya başladım. 1974 yılının Ekim ayında İstanbul Üniversitesinin Fen-Edebiyat Fakültesinde Üniversitenin açılış törenini yapan dönemin Kıbrıs Fatihi Rahmetli Başbakan Bülent Ecevit’in gönüllü korumalığını yapanlardan bir öğrenci olarak devam ettim. 1980 ihtilalinde kapanıncaya kadar devam eden bir CHP liliğim oldu. Rahmetli Aydın Güven Gürkan’ın genel başkan olması ile Halkçı Partide önce Bakırköy ilçe yönetim kurulu üyeliği, ilçe kongresinden sonra da ilçe sekreterliği gibi görevlerde bulundum. Arkasından CHP eski Genel Başkanı Rahmetli Bülent Ecevit’in önderliğinde kurulan DSP. Eminönü İlçe Yönetim Kurulu Üyeliğini (CHP yerine olmak koşulu ile) kabul ettim. 1992 yılında CHP ve kapatılan partilerin yeniden açılması ile; Ecevitlerin İstanbul İl Başkanlığı teklif etmelerine karşın, orijinal partim açıldı diye Eminönü İlçe Yönetim Kurulu üyeliği, ilçe kongresinden sonra da İlçe Sekreterliği görevime devam ettim. İlerleyen yıllarda aktif siyasi hayatıma Kadıköy İlçesinde İlçe Seçim Kurulu parti temsilciliği, Yine Kadıköy İlçesinde Hukuk Kurulu üyeliği, eğitici, okul sorumlusu gibi görevler aldığımı yazabilirim. 2002 seçimlerinde Ordu Milletvekili Adaylığı ve 2015 yılında yine Ordu Milletvekili aday adaylığı ile devam ettirip, aynı zamanda da sonlandırdım. Son 11 yıldır hiçbir yerde aday da olmadım görev de almadım.
Ben de 24 yıldır devam eden ve beni memnun etmeyen bu yönetimin değişmesinden yanayım. Genel Başkan olduğunda Sayın Özgür Özel’in bu yükü taşıyacağına inanamayanlardım. 2024 yerel seçimlerinde Sayın Özgür Özel yönetimi bu kötümser yorumumu yerle bir etti. Düşüncelerimden dolayı utandım. Ancak ilerleyen aylarda tüm kamuoyu araştırmalarında hep 1. Parti olması nedeniyle umutlandım. İlk defa tünelin ucunda ışık görünüyordu. Arınmak bahanesiyle bu ivmenin engellenmesine çok üzüldüm. Yargı kararı olmadan sırf koltuk uğruna insanların peşinen suçlu gibi gösterilmesi dünya hukuk literatürünün ana ilkelerinden olan masumiyet karinesi acımasızca ve hunharca katlediliyordu. Buna katılmanın mümkün olmadığını, hakkında kesin hüküm olmayanların arınma bahane edilerek töhmet altında bırakılmasını en azından insafsızlık olarak görüyorum. Üstelik tehdit edildiğini iddia eden bir sosyal medya kullanıcısının beyanları, kayyum il başkanının aba altından gösterdiği iddia edilen sopası dikkate alındığında çok daha abartılı bir insafsızlıktır diyorum.
Bu açıklamalardan sonra herhalde CHP ve Yeni Parti hakkında ne düşündüğümü anlatabilmişimdir.

