20 YIL ÖNCE 17 YIL SONRA FATSA
Başlığa bakılırsa nostalji yapacağım düşünülebilir. Halbuki amacım nostalji yapmak değil. Sakın ha kimse alınmasın. Siyaset yapmak niyetinde de değilim. Yani hedefim birilerini eleştirip, üzerken, bir başka görüş sahibini sevindirmek değil. Amacım Fatsa sevgisinin dile getirilmesidir.
20 Yıl önce ne olmuştur? Bugün ne eksiktir?
Bundan 20 yıl önce, yani 1989 yıllarında sık sık heyetler halinde Ankara’ya gider, Fatsa’nın il olması için dönemin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Meclis Başkanı ve bakanları ile kulis yapardık. Dönemin milletvekili Sayın Bahri Kibar önümüzde, bizler heyet olarak arkada dön babam dön….
Fatsa’nın bir adım daha öne çıkması için mücadele verilirdi.
Bugün il olmayı istemenin modası geçmiştir. Tekrardan istenebilir, istenmeyebilir. Konumuz il olma isteği değildir. Fatsa’nın geleceği için bir şeyler istemektir.
Daha sonraki yıllarda sahil yolu yapılmış, sahildeki parklar, eyvanlar yapılmış ve Fatsa’nın çehresi değişmiştir. Fatsa Sahilinden transit geçenler bile Fatsa’ya övgüler yağdırmışlardır. Bir süre de bu övgülerle teselli olunmuştur. Nüfusumuzun yüksek olduğu, Doğu Karadeniz (Yani Samsun’un doğusunda) en kalabalık ilçe olduğumuz dönemde de bu özelliğimizle uzun süre övünmüşüzdür. Bugün bu özelliğimiz de elimizden sabun gibi kayıp gitmiştir.
Son yıllarda Kültür Sarayı, Elekçi Irmağı’nın düzenlenmesi gibi konulardan övünülecek, payeler çıkarmak gibi bir hevese kapılmak istemişiz ve fakat bu hevesimiz de kursağımızda kalmıştır.
Fatsa’nın ayrıcalığını hissettirecek bir şeyler mutlaka yapılmalıdır. En azından gelecek için bir hedef konulmalıdır. Bu hedef belki il olmak olmayabilir.
Ancak:
Yukarda sıraladığımız gibi nüfusu artırmak, Kültür Sarayını bitirmek, Elekçi projesini tamamlamak, yeni ve ses getirebilecek bir okul yapmak, hastaneyi yenilemek gibi şeyler olabilir. Yoksa Fatsa’yı sevenlerin çok uzun süre daha beklemeye tahammülü kalmamıştır. Bugünkü Fatsa, 20 yıl öncesinden daha statik ve daha beklentisizdir. Böyle olmamalıdır!
Bu yazının buraya kadar olan kısmı 17 yıl önce yani 2009 yılında yazılmıştır. O yıllarda talep ettiğimiz kültür sarayı, elekçi projesi ve hastane yapılmıştır. Bunlar güzel şeylerdir. Ama unutulmamalıdır ki gelişen dünyada ihtiyaçların sınırları yoktur. Bugün artık Sahil Yolu es o es vermektedir. Saniye bile geçirmeden derhal yapılmalıdır. Belediye binamız yapılmıştır. Ancak Hükümet Konağı ve Adliye binası gereksinimlerimize cevap verememektedir. Hem Hükümet Konağı hem de adliye binası acil yapılmalıdır. Şehirde otopark sorunu vardır. Şehrin merkezinde bulunacak boş yerlere yer altında kat oto parkları yapılmalıdır. Dünyanın en eski ve fakat kapladığı alana göre en kalabalık şehirlerinden birisi olan Barcelona’da milyonlarca araç olmasına karşın park sorunu yoktur. Bulvar gibi geniş caddelerin çoğunun altı oto parktır. Bakalım bir yirmi yıl sonra nelere ihtiyacımız olacak?

