ÜÇ YANLIŞ FIKRASI
Bu hafta sizlere son gelişmelerden örnek vererek iki ayrı fıkra anlatmak istiyorum. Birisi fıkra ama diğeri yaşanmış bir fıkra olacak. Biliyorsunuz İmamoğlu soruşturmasında ilginç olaylara tanık oluyoruz. İddianamelerin bir kısmı avukat arkadaşlar tarafından gönderildiği için gelenlerin çoğunu okuyorum. Ancak bazıları okumakla bitirilemeyecek kadar uzun olduğu için bir hukukçu edası ile okuyamıyorum. Zamanla basından ilginç özetleri takip ettiklerim oluyor. Aklımı yitirecek gibi olduğum çarpıtmaların olduğunu söylersem abartmamış olurum. Bu hafta size bir itirafçının yaptığı açıklamaları dile getireceğim. Ama önce bir fıkra anlatmam gerekir.
Fıkraya göre: Delikanlı kız arkadaşı ile baş başa olacağı bir yer arar. Uzun aramalardan sonra çaresiz yol kenarında park etmiş bir TIR görür ve hemen TIR ın altına girerler. Bir süre sonra mahallenin güngörmüş bekçisi safarasını (düdük) öttürür ve delikanlıya babacan bir eda ile ne yaptığını sorar. Delikanlı da kendinden emin bir eda ile görmüyor musun bekçi baba TIR ı tamir ediyorum diye cevap verir. Güngörmüş bekçi aynı babacan tavırla, istifini bozmadan: ‘’Bak oğlum senin bu dediğinde üç tane yanlış var.’’ Der ve devam eder: ‘’1. si, TIR tamir edilirken yüz üstü değil, sırt üstü yatılır. 2.si TIR tamir edilirken pantolon değil ceket çıkarılır. 3.sü ve en önemlisi de TIR gideli yarım saat oldu. Sen tamire devam ediyorsun.’’
Şimdi gelelim benzeri olan gerçek fıkraya: İmamoğlu suçlamasında tutuklu olan iş insanı Hüseyin Köksal’ın yanında maaşla çalışan itirafçı şoförü Servet Yıldırım’ın bir basın mensubuna yaptığı açıklamaya (Mealen): Bir Boğaziçi imar Müdür Elçin diye bir KADIN var. Orada O’nun hiçbir geçerliliği yoktur. O paraları alır. 10 milyon dolar kuryelerle döviz bürolarına gönderilir. Ayrıca İmamoğlu iki villa tuttu. Burada 50 tane avukat kalıyor ve Onlara 20.000.TL ödeniyor diye beyanda bulunuyor.
Yukardaki fıkraya benzeyen taraflarına bakacak olursak: Sondan başa doğru 1.ci yanlış iki villaya elli kişi sığmaz, orada yaşayamazlar. 2. Cisi, 10 milyon dolar ortalama 100 dolarlık banknotlardan olsa 100 kg olduğu hesaplanıyor. Bir insanın taşıması mümkün olamaz. 3. Ve son yanlış ise Boğaziçi imar müdürü Elçin Karaoğlu bir kadın değil erkektir. İki fıkra birbirine ne kadar benziyor değil mi?
Akşamları bazı kanallarda açık oturumları izliyorum. Birçok kanalda benzer komiklikler görüyor ve üzülüyorum. İnsanların sırf çamur atmak için olayları ne kadar çarpıttıklarını görünce hayretlerimi gizleyemiyorum. Güneşin batıdan doğduğunu iddia edenler bile oluyor. Söz konusu CHP li belediyeleri suçlamaksa söz güneş neden batıdan doğmasına kadar geliyor. Temel’e sormuşlar güneşe gider misin diye, elbette demiş. Oğlum yanarsın dediklerinde; ‘’Gündüz gidecek kadar aptal mıyım?’’ diye cevap vermiş.


