Görüntülenen Sayı: 2833
2833 | Yayım Tarihi: 9 Ocak 2026 Cuma
  • Ana Sayfa
  • Haberler
  •  Spor 
  • Köşe Yazarları
  • Bunları Biliyor musunuz?
  • Vefatlar
  • Güneşlik
  • Dost Siteler
  • Künye
  • İletişim
  • Son Sayı
Ana Sayfa » Köşe Yazıları » HAYDUDUN YENİ MARİFETİNE KARŞI HALKLARIN DAYANIŞMASI

HAYDUDUN YENİ MARİFETİNE KARŞI HALKLARIN DAYANIŞMASI

Zeki SARIHAN

Zeki SARIHAN

www.gunesgazetesi.net
Facebook'ta Paylaş

Boşuna bağırmıyorduk: “Hoşt Amerika, Puşt Amerika!” diye. Sununda Türkiye’nin Amerikancıları da gördü, onun nasıl bir haydut olduğunu. Egemen bir devletin başkanını tutup kaçırmak için o ülkeye gece baskını düzenler. O ülkeyi bundan sonra kendilerinin yöneteceğini ilan eder. İlk ve Orta Çağ’da zalim İstilacılarının teslim olmayı reddeden yönetici ve kumandanları çıplak bir eşeğe bindirip hakaretler içinde şehirde dolaştırmalarında olduğu gibi yatağından eşiyle birlikte sürükleyerek kaçırdığı devlet başkanını New York caddelerinde gezdirerek halka teşhir eder. Böylece bütün dünya halklarına korku verdiği kanısındadır. 

GTÜÇ ZEHİRLENMESİ
Gücünü haklılığından değil parasından, teknolojisinden ve silahından almaktadır. Bu zenginliğini de dünya halklarını sömürmesine borçludur.
Kişi başına düşen ortalama yıllık gelir 86.000 dolar olan bir devlet, kişi başı gelirin 7.344 lira olan bir devlete savaş açmaya hiç utanmadığı gibi bir kahraman edasıyla dünya milletlerine fors satıyor.
Biz o devleti Vietnam’da da görmüştük. Milyonlarca insanın canına kıydıktan sonra kahraman Vietnam devrimcilerinin direnişi sonunda binaların çatılarından helikopterlerle nasıl da denizde bekleyen gemilerine kapağı atıp canlarını kurtarmışlardı…
Haydut, ne hak biliyor, ne hukuk! Kendisini Amerikan yerlilerini asıp keserek arazilerine el koyan atalarına benzetiyor. 303 milyar varillik Venezuela petrollerinin kendilerine gerekli olduğunu ve onları Amerikan petrol şirketlerine vereceğini ilan ediyor. Sırada hangi ülkelerin bulunduğunu da utanmadan ilan ediyor. 1959’da devrimciler tarafından ABD’nin genelevi olarak kullanılmaktan kurtulan Küba ile de ilgilenecekmiş.  Değerli madenlerinden ötürü Grönland’ı da istiyor! Meksika Körfezini de, Kanada’yı da.
HİTLER’İN, MUSSOLİ’NİN ATILDIĞI ÇÖPLÜĞE  
Zenginliğin yoldan çıkardığı, başını döndürdüğü bir zorba.  Köyde yalınayak gezdiğimiz dönemde çocukluk arkadaşım Abdullah, tevekkeli “Yarın ahrette zenginler cehenneme gidecek” diye boşuna söylemiyordu. Trump görgüsüzü halkların belleğinde ve vicdanında Roma zalimlerinin, Hitler’in Mussolini’nin yanına gideceğini bile hesaba katmıyor.
Atalarımız aşırı zenginlik ve aşırı yoksulluk için ne güzel söylemiş: “Allah çok verip azdırmasın, az verip gezdirmesin.”
Amerikan seçmeninde kabahat. Onu nasıl, hem de ikinci kez seçtiler? Onu seçenler acaba işlenen insanlık suçuna ortak olduklarının farkında mı? Amerikan halkının da hepsi zengin ve emperyalist politikaların destekçisi değil. Bunu önümüzdeki dönemde az çok belli edecekler, fakat ister ABD’ye rakip, ister milletler arası hukuka bağlı olduklarından bütün milletlerin bu darbeyi kınamaları gerekiyor. Halklar, kendi devletlerini buna zorlayan etkinlikler yapmalı.  Trump ve koruyup şımarttığı işbirlikçisi Netenyahu dünyada yapayalnız bırakılmalı.
AMERİKALI İT, EVİNE GİT!
Şimdi bütün dünyada ABD’den kendini sakınmak gibi bir tutum izliyoruz. Verilen demeçler, yapılan haydutlukla orantılı şiddette değil. “Köpeği ürdürmektense çıltıyı dolaşmak evladır” sözüne uygun olarak bazı devletlerin yetkilileri hafif tonda kınamalarda bulunuyorlar. Taraflara “itidal” tavsiye edenler var.  Taraflardan biri zalim, biri mazlum. Devlet başkanı bir operasyonla kaçırılan ve onurunu kırmak üzere New York caddelerinde teşhir edilen bir halk “ılımlı” yani “mutedil” olacak. Çok ses çıkarmayacak. Galiba kendilerini büyük bir tehlikenin beklediği Venezuela milleti de şu iki gün içinde çok mutedil davrandı. Fakat bu zalimden korkusuna dayanıyor. Önümüzdeki günlerin nelere gebe olduğunu kim bilebilir.
Amerika’nın emperyalist politikalara başvurmaya başladığı yıllardan beri Türkiye devrimcilerinin “Kahrolsun Amerika, Amerikalı it, evine git!” diye meydanları inlettiği ve 1968’de Sovyetler Birliği’nin Çekoslovakya’yı işgalinden beri “Ne Amerika Ne Rusya, Tam Bağımsız Türkiye” diyenlerin haklılığı şimdi daha iyi anlaşılıyor olmalıdır.
Bağımsızlık gibi milletleri ve insanları onurlu ve mutlu yapan bir şey var mı?
Bütün milletlerin özgür ve bağımsız olması için halklar arası dayanışmanın önemi şimdi daha çok anlaşılıyor. (Independent Türkçe, 5 Ocak 2026)

Yalnızca aboneler yorum yazabilir.

Abone Bilgileri

Abone girişi yapınız
Abone Kodu:
Parola:
Şifrenizi almak için tıklayın

  • Hava Durumu
  • Arşiv


Kaynak: Meteoroloji Genel Müdürlüğü






 Güneş Gazetesi © 2005-2026 Her hakkı saklıdır.