MUTLAK BUTLAN, MUTLAK BUTLAN OLDU
Mutlak butlan yani yok hükmünde olmak, son karar ile tamamen yok oldu. Nasıl mı? Herkesin ne olacak diye düşündüğü 15. Eylül duruşmasında alınan kararlar ile yok sayılacağı düşünülen CHP kurultayı bambaşka bir noktaya geldi. Bu sayıdaki yazımı bir gazete yazarı olarak değil, aynı zamanda bir hukukçu olarak kaleme almak istiyorum. Duruşma öncesi normal hukuk şartlarında 15 Eylülde bir karar çıkmayacağını iddia ediyordum. Şimdi de ertelendiği 24 Ekim tarihinde de yine hüküm verilmeyeceği, verilemeyeceği iddiasındayım. Çünkü bizim okul yıllarımızdan sonra Hukuk Muhakemeleri Kanununda bir değişiklik yapılarak yargılamaya sözlü duruşma şartı getirildi. Biraz daha açmak gerekirse: Yargılama yapılan bir dosyada tüm deliller toplanıp karar aşamasına gelindiğinde taraflara toplanan delileri değerlendirmek üzere (Ceza davalarında olduğu gibi) topluca bir beyanda bulunmak üzere süre verilip, iki taraf dinlenir ve öyle karar verilebilmektedir. Ancak davanın iki tarafı bu hakkından vazgeçtiği takdirde hüküm kurulabilir. Buna göre 24 Ekim duruşmasında taraflardan birisi sözlü yargılama hakkımı kullanmak istiyorum diye süre talep ettiğinde mahkeme kısa veya uzun bir süre vermek zorundadır. Aynı gün karar vermeye kalkışırsa bu inceleme yargılama hakkının ihlali nedeniyle geçersiz olur. İşte bu nedenle 24 Ekimde de yeni bir duruşma günü verilebilir.
Peki, ama butlan davası neden butlan olmuştur?
Birinci ve önemli nedeni: Olağanüstü Kurultayda oy kullanacak delegelerin ara kararı ile Çankaya Seçim Kurulundan sorulması istenmektedir. Bunun anlamı şudur. Eğer yokluğu iddia edilen eski kurultayın aynı üyeleri ile seçim yenilenmiş ve yeni seçilenler belirenmiş ise artık yeni durum karşısında eski kurultay zaten kendiliğinden yok hükmünde kalmıştır. Hal böyle olunca iddia edilen yok hükmünde sayılma zaten yok edilmiş olacaktır. Bu durumda açılan davanın konusu kalmayacağından, büyük olasılıkla hukukta var olan ‘’Konusu kalmayan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildi.’’ Denilecektir. Bu durum normal hukuk şartlarının durumudur. Bizim yargımızda 9-10 hâkimin verdiği kararın aksine karar veren hâkimlerin olduğunu bildiğimiz ve gördüğümüz için normal hukuk şartları çekincesini koyma gereği duyulmaktadır.
Diğer taraftan yine ara kararında mutlak butlan davasını açan eski Hatay Belediye başkanının davayı açtığı tarih ile partiden ihraç edildiği tarih araştırılmaktadır. Kaldı ki bu durum davalı parti avukatları tarafından da dile getirip ileri sürülebilir. Bunun anlamı nedir?
Hukuk sistemimizde davacı ve davalı olabilmek için bazı şartlar vardır. Buna taraf ehliyeti denir. Davacı olabilmenin en önemli şartlarından birisi davanın sonunda ‘’YARAR’’ şartıdır. Davanın sonunda yararı olmayan dava açamaz. Davacı ehliyeti yoksa mahkeme husumet ehliyeti yokluğundan davanın usulden reddine karar verir. Bir örnek vermek gerekirse: Evliliğin butlanı davası aldatıldığını iddia eden eşlerden birisi açabilir. İlerde miras hakkı zedelenecek olan mirasçılar tarafından açılabilir.’’ Yakın tarihte İnan Kıraç’ın kızının açtığı ve kabul edilen davada olduğu gibi’’ Ama herhangi birisi, Ali veya ilgisi olmayan Veli dava açamaz. Açarsa hukuki yarar olmadığı gerekçesi ile husumet ehliyeti yokluğundan dava reddedilir. Hatay Eski Belediye Başkanı Lütfü Savaş Efendi üyesi olmadığı bir partinin kurultayının iptalini isteyemez. Mutlak butlan bu açıdan da butlandır. Çünkü davayı açtığı tarihten önce partiden ihraç edilmiştir.


