HUKUK VE YASA DEVLETİ
Arada bir her şeyin yasa ile çözülemeyeceğini, hukuk devleti ilkelerinin olduğunu ve bu ilkelerin her şeyin üzerinde olduğunu yazarım. Ancak bu yazdıklarımı nasıl anlatacağımı bir türlü kavrayamam. Bugün elime bir fırsat geçmiştir. Bu fırsatı değerlendirmek istedim.
Şimdi gelelim fırsata:
Biliyorsunuz ki halk tabiri ile Haberal Yasası olarak bilinen ve gerçekte hizmet yapan kamu görevlilerinin bu hizmeti ifa ederken 3. kişilere verdiği zararı devletin karşılayacağı ve isterse görevli kişiyi sorumlu tutacağı bir yasa….
Bu yasa neden çıktı?
Bununla ne yapılmak istenmekte ve hukuk devleti ile yasa devleti arasındaki farkı nasıl açıklamaktadır?
Yasanın: Rektör Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın tahliye talebine olumsuz karşılık veren yargıçların, sanık konumundaki kişiyi haksız yere tahliye etmeyerek zarara uğratması nedeniyle tazminata mahkum edilmesi ve bu yargıçların bu tazminatını devletin ödemesini sağlamak için çıkarılmak istendiği iddia edilmektedir.
Yani daha açık bir ifade ile:
Bundan sonra ister yargıç olsun, ister polis olsun, isterse de herhangi bir kamu görevlisi görevini yaparken, bir hukuksuzluk yaptığında ve bu eyleminden dolayı zarar verdiği kişiye bir tazminat ödemek zorunda kaldığında bu tazminatı devlet ödeyecek. Sonra siyasi iktidar durum değerlendirmesi yapacak. Eğer yapılan hukuksuzluk dönemin siyasi iktidarının çıkarları doğrultusunda ise hatayı yapan kamu görevlisine rücu etmeyecek. Yok eğer yapılan hata siyasi iktidara bir katkı sağlamıyorsa, hatayı yapandan ödediği miktarı talep edebilecek.
Burada yapılan iki hareket de yasaldır. Devlet hatalı kamu görevlisinin hatasının bedelini ödedikten sonra parayı istemese de yasalara uygun davranmıştır. İstese de yasaya uygun davranmıştır. Her iki husus ta yasada vardır.
Ancak bir olayda ödediği tazminatı, sebebiyet verenden istemesi, bir başka olayda istememesi hukuki değildir. Yapılan belki yasaya uygundur. Ama vicdanları rahat ettirmemiştir. Hukuk Devleti ile Yasa Devleti arasında da vicdanların rahatlaması açısından fark vardır. Zamanla bu sayfalarda dile getirmeye çalıştığım, çoğunluğun her istediğinin de yerine getirilemeyeceği, bunun, hukukun üstünlüğü ilkesi ile sınırlı olduğunu da bu örnekle anlatmanın mümkün olduğunu sanıyorum. Haberal yasası bu bakımdan çok önemlidir.